ANA MENÜ
Kimler Online
Şu anda 41 konuk çevrimiçi
Kıyamet Gerçekliği Ara:

"Kıyamet Gerçekliği, Kur'an-ın Asrın İdrakine Dersidir"

Deccal ve 666 sayısı İlişkisi (mutlaka okuyun!)

Deccal ve 666 sayısı


a.esenturk@gmail.com

Gön: Arif esentürk

20.06.2010

DECCAL, MARDUK GEZEGENİ VE 666 SAYISI ARASINDAKİ İLİŞKİ

 Deccal 666

666'yı çoğumuz duymuştur...

Şeytanın vazgeçilmez, 900'lü hatları gibi bir numarası...

Bundan 12 yıl önce: 2006 yılında,Dünya'da gizli bir panik ve korku yaşandı..

Tarihler 06.06.06 'yı gösterdiği zaman..


Avrupa ve Amerika'da,azımsanmayacak hamile kadın,o gün doğum yapmamak için sezaryenle erken doğum yaptırdı...


Peki niçin?..


İslam'da,yahudilik'de,hristiyanlık'da adı geçen Deccâl'in:kıyametten önce,güçlü devletlerin kontrolünü ele alıp,büyük bir savaş çıkaracağı ve tüm Dünya'yı,bu son kanlı savaşta yerle bir edeceği hikâyesini çoğunuz duymuştur..


Deccâl'in,hem simgesel,hem de kişisel olarak bir manası vardır.


Simgesel olarak:kötülük ve her türlü pislik ve iğrençliğin sözlük anlamı için,Şeytan'ın bir alt kademe kelime ifadesidir..


Kişi olaraksa:şeytanın yardımcısı ve uşağıdır..


Hz.Muhammed'in bir hadisinde çok güzel bir anlatımı vardır:
 

İbn-i Ömer anlatıyor:
Hayır, Allah'a kasem olsun ki, Rasûlüllah,Hazret-i İsâ'nın kızıl çehreli olduğunu söylemedi. Ancak şunu şöyledi:
"Ben bir keresinde uyumuştum. Rüyamda Beytullah'ı tavaf ediyordum. O sırada düz saçlı, kumral benizli, başından su akar vaziyette iki kişiye dayanıp ortalarında gitmekte olan birisini gördüm..
'--Bu kim?' dedim.
'--Meryem'in oğlu!' dediler..
Bunun üzerine daha yakından görmek için ilerledim..
Kızıl, iri, kıvırcık saçlı, sağ gözü kör, gözü üzüm gibi pertlek bir adam daha vardı...
'--Bu kim?..' dedim...
'--Bu, Deccal!' dediler...
İnsanlardan en çok ona benzeyeni İbn-i Katan'di.."
Zuhrî der ki: "İbn-i Katan, câhiliye devrinde vefat eden Huzaalı bir kimseydi.."
(Buhàrî, Tabi 33, 11, Enbiya, 42, Libas 68, Fiten 26, Müslim, İmam 275, (169); Muvatta, Sıfatun-Nebî 2, (2, 920)

Deccal-Anticristh ve 666 şifresi/ilişkisi:

Deccal dinlerde, genelde Tanrı ve din karşıtı fikir, sistem, devlet, önder ve insanları tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Bu konu Vahiy kitabında yine bir önemli kehanet olarak zikredilmektedir. Burada canavarlaşmış bir insan veya sistemden bahseder;

“16 Küçük büyük, zengin yoksul, özgür köle, herkesin sağ eline ya da alnına bir işaret vurduruyordu.

17 Öyle ki, bu işareti, yani canavarın adını ya da adını simgeleyen sayıyı taşımayan ne bir şey satın alabilsin, ne de satabilsin.


18 Bu konu bilgelik gerektirir. Anlayabilen, canavara ait sayıyı hesaplasın. Çünkü bu sayı insanı simgeler. Sayısı 666′dır.” (Vahiy-13)

Burada “canavarın adını simgeleyen sayıyı hesaplamak ve bu sayı ile yani canavarın işareti ile insanların damgalanmasından” bahsedilmektedir. Roma döneminde köleler, askerler damgalanırlarmış. Bir tanrıya olan bağlılıklarını belli etmek için o tanrı ile ilgili dövmeler yaptırırlarmış. Tevrat-Hezekiel-9:4-6′ da insanların işaretlenmelerinden bahsedilir. Eski devirlerde gizemli dinlerde, harflerin bir sayı değeri vardı. Böylece bir isim veya ifadeden bazı sayılar ve tarihler hesaplamak, önemli bir kehanet çözümleme yöntemleri arasındaydı. Burada da canavar ve Mesih karşıtı olan ismin, sayı değerinin 666 olacağı işaret edilmektedir. İbranice, Yunanca ve Arapça harflerin her birine karşılık gelen bir sayı değeri vardır. Böylece bir ismin harflerinin sayı değerleri toplanarak, o ismin toplam sayı işareti bulunmuş olur. İlk canavar Babil’di ve dolayısıyla ilk Deccal’de Babil Kralı Nebukadnessar olmalıdır. Yunan dilinde Nebukadnessar isminin sayı değeri gerçekten 666′ dır. İkinci en ünlü anti Hıristiyan’ın, Roma İmparatoru NERON (M.S. 37-68) olduğunu söyleyebiliriz. Gerçektende Neron Sezar isminin İbranice karşılığı 666′ dır,

N R O N K S R

100+60+200+50+200+6+50=666

Vahiy Kitabı zalim Neron’un döneminde yazıldığı göz önüne alındığında, Hz. İsa’nın ikinci gelişi ile ilgili kehanetlerden olan bu kehanetinde, açıkça Neron’u şifrelediği ortada. Yani “bu nesil ortadan kalkmadan” ifadesini doğrulamaktadır. Hal böyle olmasına rağmen bir türlü gelmeyen Mesih’i ille getirmek için, günümüzde herkes bu sayıyı ciddiye almaya başladı. Hatta öyle ki, 6.6.2006 tarihinde bir Deccal dünyaya getirmemek korkusuyla, bu güne doğum randevusu olanlardan, bir gün öncesinde sezaryenle doğum bile yaptıranlar oldu. İş bu kadar ciddi olunca, ünlü Kahin Nostradamus’ta bu işe karışmadan geçememiş ve 16. yüzyılda yazdığı kehanetlerde, Napolyon, Hitler ve Mabus isimlerinde üç adet din karşıtı isim verir. Bu ara Papa ve Hz. Muhammed’te bu tanımlamadan nasibini almış. Sayısız kimsenin isimlerinin latin harflerinden 666 bulan nice heyecanlı Hıristiyan’a göre Hitler, Mussoloni, Stalin, Usame, Kastro, Saddam, yani ne kadar Batı’nın gözünde “kötü adam” varsa hepsi Deccal ilan edilmiştir.

Her şeyden önce hesaplama yönteminin hangisi doğrudur. Bu hesaplamada hangi alfabe esas alınmalıdır. Birine göre tutmazsa, diğer bir alfabeye göre 666 sayısı tutabilir. Pek çok amatörün yaptığı gibi bu hesaplama latin alfabesi üzerinden mi yoksa Yuhanna’nın bildiği dil İbranice üzerinden hesaplanması gerektiğidir? Herhalde İbranice esas alınması doğru olanıdır. Buyurun üzerinde çalışılıp bir şekilde İbranice harflerinin sayı değeri ile tutturulan tanıdık bir isim daha verelim;

G=3=Gimel

E=5=Heh

O=70=Ayın

R=200=Resh

G=3=Gimel

E=5=Heh

B=2=Beth

U=70=Ayın

S=300=Shin

H=8=Cheth

TOPLAM=666

İlk etapta heyecan verici gibi gözükse de dikkatli gözlerden kaçmamıştır ki bu hesap aslında İbranice esaslarına göre değil Latin alfabesi esaslarına göre yapılmıştır. Aslında İbranicede George sadece 4 harfle yazılır ( Gimel, Vav, Resh, Gimel) ve Bush ( Bet, Vav, Shin) ile gösterilebilir. Hatta bu hesapta “S” harfi farklı bir değere sahipken, “SH”in karşılığı seçilmiştir. Kısacası bir tür zorlama hesaptır. Bir de secilen ismin İbranice karşılığı doğru mudur? isimlerin İbranice karşılıkları bile farklıdır. Sözgelimi “George” isminin İbranice 3 karşılığı vardır ( Yizra’el, Adam, Carmeli). Üstelik Walker ismi hiç işin içine katılmamıştır. Sonuç olarak zaten dikkat edilirse bu hesabın bilgelik gerektirdiği İncil’de ifade edilmiştir.59 Yani işin içine bir çok zorlama ve ön kabuller katarak arzu edilen sonuca ulaşılabilinir. Gerçekle alakası olmadığı halde bir çok alakasız meşhur insan Deccal ilan edilebilir. Pekala her devirde çeşitli alfabelere değiştirilerek 666 sayısı bulunup, Deccal edilen bir sürü insan varken, bu durumda bu kehanetlerden nasıl net bir sonuç çıkarabiliriz ve bize net bir Deccal tiplemesi sunabilir mi?

Ayrıca Deccal’ı sembolize eden sayının gerçekten 666 olduğuna emin miyiz? 666 sayısının Yahudiliğe Babil esaretinde, Babil efsanelerinden geçtiği ve aslının 3661 olduğu yazanlarda var. Bir başka iddiada bulunanlar da var. Hristiyan ilahiyatçılarının ortaya attığı yeni iddiaya göre, şeytanın sayısı inanıldığı gibi 666 değil, Yuhanna İncili’nin Vahiy bölümünde geçen asıl sayı 616. Ancak Yunanca orijinal metnin yanlış tercüme edilmesi sonucu şeytanın sayısı 666 oldu. Yaklaşık 2′nci yüzyıldan bu yana şeytanın sayısı olarak bilinen 666 sayısının, bir çeviri hatası olduğu ve şeytanı sembolize eden gerçek sayının 616 olduğu iddia edildi. Geçtiğimiz aylarda Alman Bild gazetesinin haberi üzerine araştırmacılar, Yunanca orijinal metindeki rakamların yanlış çevrildiğini tespit etmişler. Bunlar da ayrıca bu kehanetin doğruluğunu da sorgulamaktadır. Aslında insanların dikkatlerini bu kehanet üzerine çeken başka bir şey daha var;

17 Öyle ki, bu işareti, yani canavarın adını ya da adını simgeleyen sayıyı taşımayan ne bir şey satın alabilsin, ne de satabilsin. (Vahiy-13)

Son yıllarda bir malın alınıp satılmasında, malın fiyatı dahil gereken diğer özelliklerinin kolayca takip edilmesinde, elektronik okuma kolaylığı için, eşyanın üzerine barkod denilen siyah düz çizgiler içeren etiketler vurulmaktadır. Bu işaretleri taşımayan eşyaların alınıp satılması, önemli marketlerde artık mümkün değildir. Bu sistemi IBM firmasında çalışan,George Joseph Laurer isimli bir mühendistir. İşin asıl ilginç yanı, Barkod sisteminde iki başta ve ortada ki uzun çizgilerin sayı değeri 666 olmasıdır. Gazeteciler bu konuyu mühendis Laurer’e soruyor ama o, bu sayı değerine nasıl ulaşıldığını ve niçin gizlendiği sorusuna “her şeyin rasgele seçildiğini” söylemiştir.61 Tabi IBM bilgisayar programcısı bir firma olması ve sahibinin de bir Yahudi olması hep akıllara, bunların kör bir tesadüf mü yoksa kehanetleri bilen birilerinin olayları kurgulama çalışmalarının sonucu mu diye düşünmekteyiz. Ayrıca interneti ifade eden ‘dünya çapındaki ağ’ anlamına gelen, ‘world wide web’ kelimelerinin kısaltılmış hali ‘www’ olması ve yine, İbranicede W harfinin rakam karşılığı 6 olması ve “WWW” sayı değerinin “666″ olması, yine dikkatleri bu konu üzerine çekmiştir. Eğer gerçekten bir kurgulama, başka bir deyişle “Tanrı’yı kıyamete zorlama” varsa bile, hepsi de çok acemice yapılmış kurgulardır. Çünkü Vahiy-13:17′de işaret edilen bir mal ve eşya için değil, insan’ın bu işaretle damgalanmasıdır. Damgası olmayan insanın, hiçbir alışveriş yapamayacağından bahsedilir. Yukarıda yapılan zorlamalar konuyla fazla ilgili değildir. Asıl olan insanın 666 işaretini veya bu sayıyı simgeleyen işaretle damgalanmış olmasıdır. Şimdi diyeceksiniz ki çok yakında, her insan benzer bir işaretle, belki bir miroçip taşıyaçak ve her işi bununla görülecek. Bence her türlü dünyevi işimizin kolayca yürütülmesi için böyle bir gelişme olacaktır. Ama vatandaşlık numarası, parmak izi veya göz bebeğimiz, kimliğimizin kolayca tanımlanması için yeterlidir. Ancak birileri ille de bu kehanetleri zorlamak niyetiyle, belki de sayı değeri 666 olan bir kodlama sistemi de uydurabilir. Uyanık olmak lazım. Biz ne dersek diyelim; birileri boş durmuyor ve mikroçipleri hazırlamış zaman kolluyor

 

Deccâl'den, Nostradamus da söz eder:
 
X,66

Amerikan iktidarı yüzünden Londra'nın başkanı
İskoçya Adası'nın buz kalıbında yatacak
Kızıl Krallığı, bir o kadar müzevir Deccal bulacak...
Ve o hepsini savaşa sokacak...

Kızıl Krallığıyla,kâhinin kastettiği komünistlerdir.

Hadislere göre, Deccâl doğudan çıkacaktır:


"--Temîmid-Dârî'nin rivayetinin, benim size ondan (Deccal'dan), Mekke ve Medine'den anlattığıma muvafık düşmesi hoşuma gitti. Bilesiniz O, Şam denizinde veya Yemen denizindedir. Hayır.. doğu tarafındandır.. Evet o doğu tarafından zuhur edecektir.. O doğu tarafından zuhur edecektir!.." buyurdu ve eliyle doğu tarafına işaret etti..."

(Müslim, Fiten 119, (2942); Ebû Dâvud, Melâhim 15, (4325, 4326); Tirmizî, Fiten 66, (2254))

Mekke'nin doğu tarafı.. Kızıl krallığı.. Doğudaki.. Çin ve Kuzey Kore toprakları..

Bu tanımlardan sonra,sayılara ve tarihlere geçelim.

06.06.06 yılında, yani 2006'da neler yaşanmış:
-Kuzey kore, tarihinde ilk kez nükleer bomba denemesi yaptı..

BM güvenlik konseyi, yaptırım kararı aldı..
-Filistin'de, yönetimi Hamas aldı.
-Gazze ve Batı Şeria, bombalanmaya devam edildi..
-İsrail, sadece 2 askerinin kaçırılması yüzünden Lüblan'a girdi.. 
2 askerine karşılık 1200 kişiyi katletti..

-Saddam Hüseyin asıldı..
-Danimarka'da Hz. Muhammed'e hakaret içerikli karikatürler yayınlandı.. Papa 16. Benedikt, İslam'ı bir şiddet dini gibi gösterdi.. Müslümanlarla,hristiyanlar arasındaki gerilim hat safhaya ulaştı..
-Mayıs'da sona eren, 31 ay devam eden Darfur savaşında 200.000 kişi ölmüştü..


Ve,gerçekten çok ama çok ilginç sayısal bir olay veriyorum. Hazır olun.Gerçekten inanamayacaksınız... Tekrar hatırlatayım: Bu olaylar 2006 yılında yaşananlar. Yani 06.06.06 tarihinin sayısal olarak denk geldiği yıl.. Hazırsanız...


-İngiliz Tıp Dergisi The Lancet'in yaptığı araştırmaya göre: Irak savaşının başladığı Mart 2003'den 2006'ya 650.000'den fazla sivil ölmüştü...
İnanmayan google'dan bakabilir... 2003'den 2006 yılına kadarki 3 yılda, savaşta ölen sivil sayısı: 650.000...Bu yuvarlanmış hâli.. Gerçekte 666.000 ya da 666.666 da olabilir!!...


Tatmin olmadınız mı?... Şimdi 666'yı 2'ye bölelim ve 2006'dan 3 yıl geriye; savaşın başladığı 2003'e gidelim..
333.. Başlıkta da yazmıştım. 03.03.03.. Bu sefer hem ay, hem de yıl olarak akılalmaz bir şekilde sayılar yerine oturuyor...
 
Hazır olun...


20 Mart 2003...
Amerika'nın Irak savaşı'nı başlattığı yıl!!!....
20.03.03 tarihi!!...


2003'de neler yaşanmış yazmaya gerek yok.Amerikan emperyalizminin zirve yaptığı yıllardı.. Boşuna hatırlamayalım..



666, Kuran'da da geçer..
Kuran'da 66. Sure Tahrim'in anlamı ''haram kılmak'' demektir...
Sure 66-Tahrim'in, 6. ayetiyle birleştirip okursak: Sure 66, ayet 6..


''Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi,yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.. O ateşin başında gayet katı, çetin, Allah’ın kendilerine verdiği emirlere karşı gelmeyen ve kendilerine emredilen şeyi yapan melekler vardır...''

Yorumsuz...


666'nın, 3 tane 6'sını 2'yle çarparsak 12.12.12 tarihi var..
O malum tarihi hepimiz biliyoruz artık...Fazla söz etmeye gerek yok...


Bu arada 06.06.06 tarihiyle 03.03.03 tarihi arasında, 3 yıl fark vardı. 06.06.06'ya 3 eklersek 09.09.09 Çok ilginç bir sayısal olay da veriyorum şimdi...


12 Eylül 2009 / 12.09.09...
Dünya Nüfusu 6 Milyar 810 Milyon...

Son olarak yapılan araştırmada dünya nüfusunun 6 milyar 810 milyon olduğu açıklandı. Gelişmekte olan ülkeler bu nüfusun % 18'ini oluşturuyor...

Dünya nüfusu 09.09.09 tarihi civarı 6 milyar,666 milyon, 666 bin,666 barajını aştı...

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonun'nun belirlediği tarihe göre 12 Ekim 1999'da dünya nüfusu 6 milyara ulaşmıştır. 7 milyara ise Kasım 2010'da ulaşacağı sanılmaktadır.


1999'da 6 milyar olmuş. Nostradamus'a göre 1999 tarihinden sonra yaşanacaklar çok önemliydi.. Demek bir bildiği varmış..Kasım 2010'da 7 milyara ulaşması bekleniyor...O tarihte, Baba Vanga'nın 3. Dünya savaşı kehâneti vardı. Tekrar 6.666.666.666 ' ya düşebilir...

Şimdi 3661'e gelelim...
İlk, Kuran'dan bir ayet..Sure 36,Ayet 60-61..


Ey ademoğulları! Ben size, şeytana kulluk etmeyin..; çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.., bana kulluk edin..: işte bu dosdoğru yoldur,diye emretmedim mi?..”


3661, Babillerin, Sümerlerin ve Mayaların bildiği, Nasa'nın yeni keşfettiği gezegen X: Marduk-Nibiru'nun, Güneş etrafındaki yörünge dolanım yılı sayısıdır...
Babiller, Sümerler ve Mayaların 3'ü de bu esrarengiz gezegene tapmışlardı.. Bu 3 eski uygarlık da bunun sonucunda gizemli bir biçimde ortadan kayboldular... Tanrı'nın en sevmediği şey: kendisi yerine başkalarına tapılmasıdır.. Ateistlerden bile daha çok öfkelenir buna Yaratıcı.. Ateistlerin en azından bir gururu var: inanmıyorlar.. Bunlar inanıyorlar ama; şeytana inanmışlar...
 
Marduk-Nibiru-Gezegen X artık her neyse.. Kuran'daki ayetlerin sayısal göstergesine göre cehennemdir... Dünya'da savaş,tufana ve kıyamete sebep olarak bu cisimdir..
Savaşa nasıl sebep oluyor peki?. Şeytan,orada çünkü.. Her geçen saniye Dünya'mıza yaklaştığı için ruhsal (telepatik) olarak insanların düşüncelerini etkiliyor ve kötülüğe sürüklüyor.. Her an patlamaya hazır bir bomba gibi duran 3. Dünya savaşı tehlikesini kışkırtıyor. Kuran'da, şeytan vesvese verir diyor. Vesveseyi, telepatik (ruhsal) olarak verebilir..


Şeytanın mekânının özelliklerine bakacak olursak..


-3661 yılda bir geliyor. Jupiter ile Mars arasında bulunan 'asteroid kuşağı' bölgesine sokuluyor; oradan dönüp gidiyor.. Bize fazla yaklaşmıyor..
-Fakat kütlesi çok büyük olduğu için, çekim gücü her seferinde bizim burada (yani dünya gezegeninde) amansız depremlere, yanardağ patlamalarına, tsunamilere, sel baskınlarına yol açıyor. 3661 yılda bir geliyor; ama pir geliyor; bizi mahvedip gidiyor...
-Ünlü Nuh tufanına da bu gezegen yol açmış ve dünyamızda daha önce varolan başka bir uygarlık böylece ortadan kalkmış..
Bu iddiayı ortaya ilk atan Zecharia Sitchin. İddiasını ise Mezopotamya yazıtlarına dayandırıyor..
-Bu gezegen; daha doğrusu bunun uydularından biri, eski geçişlerinden birinde, asteroid kuşağının yerinde evvelce bulunan bir başka gezegene çarpmış, kopan büyük parça bir süre serseri mayın gibi dolaşa dolaşa bugün bildiğimiz Venüs'ü oluşturmuş.. Geri kalan toz toprak da işte o asteroidleri, yani küçük parçacıkları... Dönüş hareketi, bütün gezegenlerin tersine, Venüs'de batıdan doğuya doğru değil, doğudan batıya doğrudur... Yani eğer Venüs’ün yüzeyinde “sabah olmasını” bekleyen biri olsaydınız, güneşin ufukta doğuşunu görmek için doğuya değil, batıya dönmeniz gerekecekti.. Her şeyiyle ters, aykırı, garip, ürkütücü bir gezegendir Venüs..
-60'lık rakam sistemi kullanan Babillilerde 3661 rakamı, Marduk'un yörünge zamanı. Aynı zamanda, hem "Şar" yani kral anlamına geliyor, hem de "döngü", "yıkım", "tamamlanma" gibi anlamlara geliyor..



''1999 yılının Ağustos ayında, “Satürn’ün halkalarını inceleme” amacını taşıdığı söylenen Cassini adlı uzay aracı, “enerji ihtiyacını karşılamak üzere” 30 kilo plutonyumla birlikte uzaya yollandı.. Bağımsız bilim adamları bunun bir “nükleer tehlike” olduğuna dikkat çekerek protesto gösterileri düzenlediler; ne var ki Cassini,mükemmel bir zamanlamayla yollanmıştı.. Dünya medyası,bütün dikkatini 11 Ağustos’taki “Milenyumun son güneş tutulması” na çevirmişken, bilim adamlarının sesleri, gürültü arasında boğuldu ve uzay aracı sessiz sedasız “küçük bir gezegeni havaya uçurabilecek” miktarda nükleer yükle Satürn’e doğru yola çıktı.. İyi ama niçin ve en önemlisi, kime karşı?..

Mars’a gönderilen son yedi uzay aracından beşi, gizemli biçimde kayboldu.. Bunlardan birinin, Sovyetler Birliği’nce 1988 Temmuz’unda yollanan Phobos 2’nin, bağlantı kopmadan önce yolladığı son resimde, üzerine doğru ilerleyen “puro biçiminde” dev bir gölge görülüyordu... Şimdiyse, bir yandan Cassini nükleer yakıtıyla Satürn’e doğru gitti; bir yandan da NASA’nın yapısı “militarize” hale getiriliyor ve halka açıklanan bilgiler iyice daraltılmış süzgeçlerden geçirilirken.. Uzaya “nokta atışı yapabilecek” dev nükleer silahlar yerleştiriliyor... Bütün bunlar kimin için?.. Yoksa bir bildikleri mi var “kapalı kapılar ardında” oturan birilerinin?..'' (Burak Eldem)


Deccâl'in son savaşının ardından, Şeytan'ın yeryüzüne gelmesi hakkında Nostradamus'un 2 dörtlüğünü veriyorum..

Kehanet 8 Haziran
Kova burcu yörüngeye girdiğinde, Şeytan yeniden gelecek yeryüzüne..
Büyük Mars ateş, işkence,korku ve şiddet verecek...
Kuzey'den Güney ülkelerine kadar yayılacak bu kışkırtmalar...
Flora, düşüncenin kapıdan girmesini sağlayacak..


I,41
Yedi gün boyunca, kuyruklu yıldız gökyüzünde yanacak...
Bulutlu bir yıldız... Sanki gökte iki güneş görünecek...
Bütün gece şişman bekçi köpeği havlayacak..
Büyük papa ülkesinden uçup gittiğinde...

Kova burcunun yörüngeye gireceği zaman 2012'dir.. Büyük Mars: Marduk..
Büyük papa: Aziz Malaki'nin 111 papa kehânetindeki listeye göre, son sıradaki 16. Benedikt...


666 rakamından, Deccal’in yarın dünyaya geleceği sonucunu çıkaran ve bebeklerini 6 Haziran 2006'da doğurmak istemeyen anne adayları, sezaryen için hastanelere akın etti.. Bunlardan biri olan Melissa Parker isimle İngiliz kadın, doğumunu daha önce yapmak için hastane yönetimini ikna etmeye çalışdı... “The Omen” (Kehanet) filminin etkisinde kalan Parker, 06.06.06 tarihinde bebeğini dünyaya getirmekten korktuğunu belirterek, “Çocuk kötü birisi olacak diye çok korkuyorum... Daha kötüsü, bebeğimin kendisi şeytan veya deccal olabilir” dedi...


İşte size iki kanıt:

Şeytan'ın oğlu DECCAL:

Amerika'da 06.06.06 tarihinde vizyona giren The Omen-666 filmi..

Toplam 4 film: 1976, 1978, 1981 ve 1991 yapımı Omen I-II-III ve IV serisi ile 2006 yapımı Omen Damien filimleri Deccal hakkında en iyi anlatıma sahip olan filmlerdir. Fakat bunların içinde, Deccal'ın tam bir temsili resmini görmek istiyorsanız Omen-III filmini mutlaka izlemelisiniz.
 
Omen Filmi:
Omen III  

www.sinemalar.com/film/1776/kehanet

www.sinemalar.com/film/5535/omen-iii

ŞEYTAN'ın sayısı: "3661" videosu:

www.dailymotion.com/video/xbv...egi_shortfilms

 
Şeytanın, Deccâlin ve Cehennemin sayılarının hikâyesi bundan ibaret...
 
Vesselam

Son Güncelleme (Perşembe, 04 Ocak 2018 11:45)

 "I have always imagined that paradise will be a kind of library." Her zaman Cennet'in Kitaplardan oluşmuş bir çeşit kütüphane olduğunu hayal ettim.. - Jorge Luis Borges -
YENİ KİTAPLARIMIZ

KÜÇÜK ELİSA

[Zaman Yolcusu] (2017)

Küçük Elisa

 KANON

[Kutsal Kitapların Yeni Bir Yorumu] (2016)

KANON

SİTEYİ ÇEVİR
English French German Italian Portuguese Russian Spanish
FACEBOOK SAYFAMIZ
KIYAMET GERÇEKLİĞİ

İLLÜMİNATİ GERÇEKLERİ

İSLAMİ BİLGİLER

 

Peygamberler Tarihi